desing and technology checkmt

Anatolia Bağımlılık Klinikleri

Mahvolmuş hayatlar olağandır,
Bilgeler için de, ahmaklar için de.

Ancak o mahvolmuş hayat bizimki olduğunda
İşte o zaman farkına varırız
İntiharların, ayyaşların, hapishane kuşlarının
Uyuşturucu müptelaları ve benzerlerinin
Varoluşunun
Menekşeler kadar
Gökkuşağı kasırga
Ve tamtakır mutfak dolabı kadar
Bir parçası olduklarının
Charles Bukowski

İnsanoğlu, tarih boyunca yeryüzünde cenneti yaratmanın araçları ellerinin altındayken kısa ve kestirme yoldan rahat ve kolay elde edilen mutluluğun peşinde koşmuştur. Günün şartlarına göre değişen çeşitli maddeler kullanarak beyinlerinin normal çalışmasını engelleyerek kısmen ya da tamamen farklı bir algılama boyutu içine girerek kurdukları plastik düşlerle günlük ve yaşamsal sorunlarından kaçarak geçici mutluluklara ulaşmaya çalışmışlardır.

Kullanıcılar, kullandıkları alkol ve uyuşturucu maddeler üzerinde ne kadar felsefe yapmaya çalışsalar, hiçbir zararını görmediklerini, hatta faydalandıklarını ve kendilerini iyi hissettiklerini iddia etseler de gerçek tamamen farklıdır. Bu maddeler çoğu zaman sinsi bir yöntem izleyerek kullanıcıları bağımlı yapar ve böylece gerek beden ve ruh sağlıklarını gerekse sahip oldukları birçok değeri, ailelerini, sevdiklerini, arkadaşlarını hatta yıllarca çaba sarf ederek edindikleri birçok beceri ve birikimin yok olmasına neden olurlar. Çoğu zaman da kullanıcılar kendilerini felakete sürükleyen bu olumsuz süreci çok geç fark ederler.

Çağımızın en önemli sağlık probleminin alkol ve uyuşturucu kullanımı olduğunu artık hepimizin fark etmesi gerekmektedir. Ülkemizde yapılan bilimsel çalışmalar ve narkotik kayıtları “uyuşturucu kullanımının giderek daha genç yaşlara doğru indiği ve hızla arttığı” gerçeğini ortaya koymaktadır.

Bu güzel vatanımızın Asya'yla Avrupa'yı birleştiren coğrafi konumu, ne yazık ki doğudan batıya uyuşturucu trafiğin de bir köprü görevi yapmasına neden olmuştur. Özellikle geçen binyılın son 20 yılında yaşanan siyasi ve ekonomik düzensizlikler ile birlikte artan terörizm ülkemiz üzerinden yapılan uyuşturucu trafiğinin artmasına neden olmuştur. Uluslararası suç ve terör örgütlerinin "silah-uyuşturucu " değişiminden sızan eroin başta olmak üzere her çeşit uyuşturucu, ülkemizde giderek artan bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

Ülkemizde bu güne kadar uyuşturucu kullanımının yaygınlığını saptayacak çok geniş kapsamlı bir epidemiyolojik çalışma yapılmış olmamasına rağmen kısıtlı çalışmalardan yola çıkarak yaptığımız tahmine göre ülkemizde 80,000 ila 100,000 arasında insanımız eroin, kokain ve extacy gibi ağır uyuşturucuları düzenli olarak kullanmaktadır. Buna alkolü dışında tutarak, esrar ve diğer uyuşturucu kullananları kattığımızda sayı 500.000 civarına ulaşır.

Ayrıca her ne kadar tarih boyunca her kültürde en yaygın kullanılan uyuşturucu olsa da alkolün de zararlarını kolay, kolay saymakla bitiremeyiz. Diğer uyuşturucular da olduğu gibi alkolün de kullanım oranını insan topluluklarının genetik ve sosyokültürel özelliklerinin etkilediğini biliyoruz. Bizim gibi nüfusunun büyük çoğunluğunun dini İslam olan toplumlarda alkol tüketimi Batı ülkelerine nazaran daha az olsa da yinede özellikle son 30 yılda değişen sosyal değerler nedeniyle kullanım günden güne artmaktadır. Artık günümüzde televizyondan izlediğimiz Amerikan dizilerinin de etkisiyle olsa gerek eve ziyarete gelen misafirlere bile “Çay veya kahve alır mısınız?” yerine “Ne içersiniz?” diye alkollü içecekleri ima eden soru ile sıklıkla karşılaşmaktayız. Değişen sosyal değer yargılarımızın etkisi ile alkol problemi olan insanlarımızın sayısı hızla artmaktadır. Bu durum tedavi için bağımlılık tedavi kliniklerine başvuran hasta sayısına da ciddi bir şekilde yansımıştır. Geleneksel değerlerimizden dolayı alkolden uzak oldukları sanılan kadınlarımız arasında bile tüketim hızla artmaktadır. Özellikle son 10 yılda yoğun alkol tüketimi nedeni ile tedavi için kliniğimize başvuran kadın hastalarımızın sayısı 2 katına ulaşmıştır.

Alkol ve uyuşturucu kullanımının neden olduğu sorunların bazılarını sıralarsak konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır. Kullanıcılarda bunama ve akıl hastalıklarının oluşması, özellikle AİDS ve sarılık başta olmak üzere birçok bulaşıcı hastalığın yaygınlaşması, karaciğer, damar ve beyin tutulumları ile ortaya çıkan organ ve sistemik hastalıklar, alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken oluşan kaza ve yaralanmalar, aşırı dozdan ölümler gibi çeşitli sağlık problemlerin yanı sıra işgücü kaybı, ailelerin parçalanması, yasadışı yollara yönelme gibi sosyoekonomik kayıplar ilk aklımıza gelenlerdir. Bunları kolayca çoğaltabiliriz. Kısaca alkol ve uyuşturucu kullanımının çok ama çok ciddi bir biyo-psiko-sosyal sorun olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız.

Bu durum sadece bizim ülkemiz için değil tüm dünya için çok ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Özellikle uyuşturucu kullanımına bağlı problemleri bizden çok daha önce yaşayan ve başlangıçta duyarsız kalan batı ülkeleri çözümler aramakta geciktiler. Şimdi ise çaresizce, hatta çırpınarak kayıplarını telafi etme çabası içine girdiler. Buldukları en etkili çözüm ise uyuşturucuları kullananlara kontrollü olarak uyuşturucuyu kendilerinin vermesidir. Böylece bulaşıcı hastalıkları, ölümleri, suçu ve ticareti önlemeye çalışmaktadırlar. Ancak ülkemizde alkol ve uyuşturucu kullanımı konusunun ne kadar ciddiyetle ele alındığını sorgularsak varacağımız sonuç da iç açıcı değildir. Ne yazık ki ülkemizde de özellikle gençlere ve ailelere yönelik uyuşturucuya karşı bilgilendirici, önleyici ve bağımlıları tedavi edici çalışmalar yeterince yapılmamaktadır. Hastanemiz bünyesinde vakıf başkanımız Sayın Dimitri Karayani’nin çabaları ile 1994 yılında kurduğumuz Anatolia Bağımlılık Tedavi Kliniği ülkemizde özellikle bu konuda çok önemli bir misyonu yerine getirmekte olup her yıl yaklaşık 1000 civarında bağımlı hastanın tedavi edildiği önder bir sağlık kurumu durumuna gelmiştir.

Yazımın başlangıcında alıntıladığım, yaşamı sürecinde kendisinde alkol ve uyuşturucu kullanımı ile ilgili sorunları olduğunu bildiğimiz ünlü Amerikalı şair ve yazar Charles Bukowski’nin şiirinde yazdığı gibi belki başkalarını düşündüğümüz zaman mahvolmuş hayatlar bize olağan gelebilir. Fakat, eğer “mahvolan hayatlar”, kendimizin, eşimizin, sevgilimizin, çocuğumuzun, babamızın, annemizin, kardeşimizin, kuzenimizin, dayımızın, komşumuzun veya bir dostumuzun hatta bir iş arkadaşımızın hayatı ise artık olağanlıktan çıkıp kötü kaderimiz ya da makus talihimiz haline gelebilir.

Ailenizden biri ya da bir başka sevdiğiniz kişinin bağımlı olduğunu öğrendiğinizde artık sizinde hayatınız değişmiş olacaktır. Bağımlılık hakkında ne biliyorsunuz? Bu sorunla başa çıkmak için ne yapabilirsiniz? Kime başvuracaksınız? Bu ve benzeri soruların her biri daha önce sizin için hiçbir anlamı olmamışsa da artık yaşamınızda çok önemli hale gelmiştirler. Fakat paniğe ve endişe kapılmanız size ve yakınlarınıza yarar sağlamayacaktır.

Bu önemli soruna çözüm arayışınız sürecinde hemen en doğru, çağdaş ve yeni bilgilere ulaşacak güncel bir kaynağa ihtiyacınız olacaktır. Bu kaynak size bağımlılığın ne olduğunu, nelerin bağımlılık yaptığını, bağımlılık sürecinin nasıl geliştiğini, bağımlı hastaya yaklaşımın nasıl olacağını ve tedaviye nasıl yönlendirileceğini, en iyi tedavi seçeneklerinin neler olduğunu, kimlerden yardım alabileceğinizi, alacağınız bu tedavi hizmetinin gizliliğini ve maliyetlerini yeterli şekilde anlatabilecek olmalıdır ya da risk altında olduğunu bildiğiniz çocuklarınızla alkol ve uyuşturucu hakkında neleri, nasıl konuşacağınızı nasıl öğreneceksiniz? Peki. Böyle bir kaynak elimizde var mıdır? Ne yazık ki ülkemizde yayınlanmış yeterli kaynak yoktur.

Bilgi Çağı olan yüzyılımızda her konuda güncel bilgiye internet üzerinden ulaşabilmekteyiz. Fakat bu bilginin lisanı genellikle İngilizce olup ülkemiz gerçeğini yansıtmamaktadır. Bunun içinde her zaman kolayca ulaşabilecek kapsamlı bir kaynak kitap oluşturma isteğini hep duymuşumdur. Alkol ve uyuşturucu kullanan hastalarımla geçen 25 yıllık meslek hayatımdaki klinik deneyimlerimi ve akademik birikimimi aktardığım bağımlılık konusunda akla gelebilecek her türlü sorunun yanıtını içeren her zaman el altında bulunabilecek ve danışılabilecek okunması kolay, kapsamlı bir kaynak olarak yazdığım “Plastik Düşler” isimli kitabımdan alıntılar yaparak hazırladığım bu sitede önemli bazı bilgileri sizlerle paylaşıyorum. Ancak yine de sormak istediğiniz önemli ve özel sorularınız olursa bana akalyon@superonline.com adresine göndereceğiniz bir mail ile ulaşabilirsiniz.

Sizlere ve yakınlarınıza her türlü alkol ve uyuşturucudan uzak ayık, sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

Doç. Dr.Ö. Ayhan Kalyoncu

Anatolia Bağımlılık Tedavi Kliniği Şefi